Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

İlk Kez
Bundan 5 yıl önceydi, o zaman 25 yaşındaydım. Uzun yıllardır içimde tuttuğum fantezileri nihayet gerçekleştirmek istiyordum. Daha önceleri internetten birkaç kişiyle yazışmış ama hiçbiriyle görüşmeye cesaret edememiştim. Fakat bir süredir bu isteklerim dayanılmaz hal almaya başlamıştı. En sonunda uzun süredir görüştüğüm biriyle buluşmaya karar verdim. Ben çekindiğim için önce dışarıda buluşmak istiyordum fakat o evine gelmem için ısrar ediyordu. Bu da benim çekincelerimi ve utangaçlığımı artıyordu.

Nihayet kabul ettim, akşam üzeri onun evine gidecektim. Bütün günü kalbim çarparak ve akşam için hazırlanarak geçirdim. Bütün kıllarımı aldım, kokular süründüm. Utandığım için kadın iç çamaşırı alamadım ama dolgun kalçalarıma küçük gelen bir slip külot aldım. Süt gibi beyaz kalçalarım bu daracık külotun yanlarından taşıyordu. İlk görüşmemiz olduğu için seks yapmak istemiyordum, daha doğrusu kendime istemediğim yalanını söylüyordum. Çünkü külotu aldığım mağazadan çıkar çıkmaz kendimi bir anda eczanede prezervatif ve kayganlaştırıcı alırken buldum. Eczanedeki görevliden prezervatif ve kayganlaştırıcıyı hiç çekinmeden istediğimi fark edince utançtan kıpkırmızı oldum. Aldıklarımı çantama koyup hemen eve gittim ve akşamı beklemeye başladım.

Akşama doğru işten çıktığını, bir saat sonra beni evinde beklediğini söyleyen mesajı attı. Artık kalbim gitgide daha çok çarpmaya başlamıştı. Vücudum bembeyaz ve tamamen kılsızdı. Popom yuvarlak ve parlak, deliğim ise daracıktı. İlk erkeğim olacak adamın beni beğenip beğenmeyeceğini düşünerek evden çıktım. Yaz akşamı olduğu için terlerim endişesiyle toplu taşıma kullanmamaya, taksi çağırmaya karar verdim. Bindiğim taksideki kırklı yaşlarındaki adam “nereye delikanlı” dediğinde, neredeyse heyecandan “kendimi siktirmeye” diyeceğimden korktum. Bir süre sessiz kalıp gideceğimiz semti söyledim. Taksi şoförü belki halimden, belki de sürdüğüm kokulardan durumu anlamış gibi gözlerime gülerek ve biraz da haddinden fazla uzun bakmıştı. Sonra yine gülerek önüne döndü ve sürmeye başladı. Heyecanım gitgide artıyordu, taksicinin bu davranışından sonra kalbim iyice hızla atmaya, yüzüm kızarmaya başlamıştı. Tam o an taksici beni alıp tenha bir yere götürse, sırf bu heyecan, bu bekleyiş bitsin diye onun olmaya hazırdım. Bütün bu duygular içindeyken taksici de sürekli aynadan bana bakıyor, ya da bana öyle geliyordu. Nihayet hiç bitmeyecek gibi olan yol bitti ve ellerim titreyerek taksi ücretini uzattım. Titreyen ellerimle taksinin kapısını güçlükle kapatırken taksicinin arkamdan “kolay gelsin canım” dediğini duydum. Korkunç bir utanç ve öfke içinde baştan aşağı kızardığımı hissediyordum, fakat elimden hiçbir şey gelmezdi. O an görünmez olmak isteğiyle bir an önce tarifteki apartmanı buldum ve otomata bastım. Ahizenin ucundaki kalın ve erkek ses “Kim o” dediğinde, titreyen sesimle ismimi söyleyebildim.

Üçüncü kattaki daireye çıkana kadar adeta bir ömür geçti. Dizlerim tir tir titriyor, ve bir yandan da içim birazdan sikilecek olma düşüncesiyle alev alev yanıyordu. Kata çıktığımda aralık olan daire kapısından yüzünü gördüm. Erkeksi yüz hatları ve birazdan bana yapacaklarından hoşlanır bir gülümseme ile bakıyordu. Kapıyı tam açmamış aralık bırakmıştı, ve garip bir şekilde girmem için daha fazla aralamıyordu da. “Geç hadi” diyerek kötü kötü güldü. Bu kapıdan girdikten sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı, bunu biliyordum, bundan çok korkuyordum ama geri de gidemiyordum. Bana öyle gülmesini de anlayamamıştım üstelik. Yine de akıntıya kapılmış ve karşı duramaz bir şekilde kapıya yöneldim. Kapı aralığından içeri girip gözlerimi ona çevirince adeta heyecandan bayılacaktım. 185 boyunda, baştan aşağı kaslı, yüzünün kemiksi yapısıyla son derece erkeksi bir adam vardı karşımda. Bunu zaten biliyordum, ve zaten kaslı ve iri yarı olduğu için onu istemiştim. Fakat heyecan ve telaştan adeta düşüp bayılmama sebep olacak şey karşımda çırılçıplak duruyor olmasıydı. Ne diyeceğimi ne yapacağımı bilmez bir halde bocalarken kapının kapanma sesini duydum. Artık asla geri dönüş olmadığını biliyordum, ve aslında başından beri de istediğim buydu. Benim bütün çekingenliği erkeğim bugün sike sike kıracaktı, bunu o an hissediyordum.

“Geç hadi otur, çekinme” diye kibarca emredince, yakındaki kanepenin ucuna iliştim. Yanıma yaklaşırken kaslı bacaklarıyla yere vura vura yürüyordu ve her vuruşla adeta içim alev alıyordu. Artık gözlerim kararmaya, çenem titremeye başlamıştı. Biliyordum ki bu titreme artık heyecan değil şehvet titremesiydi. Onu bütün azametiyle istiyordum, beni almasını ve kullanmasını. Fakat yine de aletine direkt olarak bakamıyor, gözlerimi kaçırıyordum. Gelip tam yanımda, ayakta durdu. “Bak bakalım resimlerdeki gibi mi” diyerek güldü ve aletini gösterdi. Ben kanepede otururken ayakta durmuş bu soruyu soruyordu. Kütük gibi sağlam ve sert bacakları arasında, neredeyse bileğim kalınlığında bir alet duruyordu. Boyu çok uzun olmamakla beraber kalınlığı resimlerde gördüğümden de fazlaydı. Bakire olduğum için bunu asla içime alamayacağımı biliyordum, bununla beraber içimde durdurulamaz bir ağzıma alıp yalama isteği doğmuştu. Yine de hareketsiz bir şekilde donup kalmıştım. “Hadi al bakalım ağzına, ne zamandır seni bekliyor” dedi. Yüzüne bakıp “nasıl” demek istedim, fakat donmuş halde önümdeki harika yarrağa bakıyor ve hareket edemiyordum.

“Hadi bakayım, aç ağzını” dedi ve kocaman eliyle saçlarımı okşayarak yüzümü aletine doğru bastırdı. O an gayriihtiyari ağzımı açtım, ve hayatımı değiştiren o tadı o dokuyu ağzımda hissettim. Ağzıma girdiğinde halen biraz yumuşak olan o kalın yarrak ağzımda gitgide büyümeye ve sertleşmeye başlamıştı. İlk başta ne yapacağını bilmeyen dilim gitgide ustalıkla bu kol gibi yarrağı yalıyordu. Bense daha çok daha çok yalamak bu yarrağın hizmetçisi olmak istiyordum. Bu sırada da karnımda adeta yanan bir şeyler hissediyor, bu yarrağın bir an önce içime girmesi için dayanılmaz bir arzu duyuyordum. Heralde bir beş dakika durmadan bu şekilde yaladım durdum o harika erkekliği. Erkeğim ohhh diye inledi ve “aferin orospu iyi yalıyorsun” dedi. Bu sözle iyice şevke geldim ve porno filmlerdeki kadınların yaptığı gibi aleti tükürükledim ve daha da derine boğazıma kadar sokmaya çalıştım. Bu sırada sol yanağımda korkunç bir acı hissettim, ve erkeğimin o kocaman ve sert eliyle “yavaş lan ibne” diyerek yüzüme bir tokat patlattığını anladım. Onun için böyle hizmet ederken bunu yapmasına çok bozulmuş, fakat bir yandan da gücüne şahit olup onu daha da arzular hale gelmiştim. Bir anlık sinirle attığı tokattan ve benim bozulmuş olmamdan dolayı o da mahcup olmuştu. Saçımı okşayarak, yumuşak bir ses tonuyla “dişini değdirme canım benim” dedi ve aletini tekrar ağzıma yerleştirdi. Bundan sonra da hiç karışmadı ve benim o güzel, etli, sert yarrağın tadını çıkarmama izin verdi. Böyle belki on dakika daha yaladım ama ben yaladıkça daha da sertleşen yarrak hiç boşalacağa benzemiyordu. Ve ben de her ne kadar kalınlığından çekinsem de bir yandan da yarrağı bir an önce içimde hissetmek istiyordum.

Bu düşünceler içinde keyifle yalarken, erkeğimle göz göze geldim ve hafif sertçe, hafif de gülerek “ağzına geleceğim” dedi. Bana “ağzına geleyim mi” diye sormamış adeta emretmişti. Bense adeta büyülenmiş gibi, bu emrin anlamını dahi düşünmeden, ağzımda artık damarlarını dudaklarımla iyice hissettiğim semsert yarrağıyla başımı “olur” anlamında salladım. Sanki bunu bekliyormuş gibi, bir anda dilimin üzerinden boğazıma doğru kıvamlı bir şekilde boşalmaya başladı. Dölleri yavaş yavaş ağzımı dolduruyor, tam artık bitti derken tekrar başlıyordu. Döllerinin erkeksi kokusunu duyabiliyor, ağzım neredeyse tamamen dolduğu için hareket edemiyordum. Döllerin bir kısmı dudaklarımın kenarından sızarken ona baktım ve ne gözlerimle ne yapacağımı sordum. O ise güçlü elini minicik ağzımın üzerine kapatarak “yut bakalım” dedi ve gülümsedi. Dev gibi vücuduyla yanı başımda ayakta duruyor, bana tepeden bakıyor ve ağzımı tutarak erkeklik sıvısını yutmamı emrediyordu. Kendimi o an tamamen teslim olmuş hissettim ve gözlerimde hafif nemle erkeğimin suyunu içtim. Oturduğum yerden yukarı ona doğru bakıyor ve bir aferin bekliyordum. “Aferin” dedi ve dudaklarımın kenarından ellerine bulaşmış döllerini yüzüme sildi. Kendimi ona ait olmuş ve çok mutlu hissediyordum.

Tuvalete yüzümü ve ağzımı yıkamaya gitmeme izin vermişti. Salona döndüğümde benimle hiç ilgilenmiyor, telefonuyla oynuyordu. Kanepeye oturduğumda bir aferin daha dedi “çok iştahlı yalıyorsun, senden olur”. Bunu duyunca çocuk gibi sevinmiş efendime sarılmak istemiştim. Bir yandan gözüm penisindeydi, o dev gibi semsert alet şimdi küçülmüş ama bu haliyle bile neredeyse benim penisimin kalkık hali kadar vardı. Penisi küçülmüş, kendisi de ilgilenmez durunca, bugünlük bu kadar diye düşündüm. Buna hem seviniyor, hem üzülüyordum. Çünkü nihayet cesaret edip tanımadığım bir erkeğin evine gelmiş, minik ağzımı siktirmiş, döllerini yutmuş kendimi ona teslim etmiştim. Şimdi bu kadarını yapmışken o erkeğin bana sahip olmasını da istiyordum. Ama bir yandan da seviniyordum, çünkü az önce ağzıma zor sığan kol gibi yarrağın daracık deliğime girmesini olanaksız buluyordum. Ondan yana bakıp benimle ilgilenmediği görünce kanepeden kalkıp çantamı almaya yöneldim. Derken incecik bileğimi demir gibi eliyle yakaladı, gözlerime bakarak gayet ciddi “hayırdır nereye” dedi?

Bileğim korkunç acıyordu fakat şaşkınlıktan sesimi bile çıkaramıyordum. “Daha pantolonunu bile çıkarmadın. Haftalardır peşindeyim, seni sikcem diye otuzbir bile çekmiyorum. O götü sikmeden bırakacağımı mı sandın” dedi. Başımdan kaynar sular döküldü sandım ama dünyalar da benim olmuştu. Yine aynı garip büyülenmiş itaat hissiyle yanına geldim. Şimdi kanepede oturuyor, beni bileğimden yakalamış, ben onun yanında ayakta duruyordum. Bileğimi bırakıp pantolonumun düğmelerini çözdü, ve bir anda iki eliyle aşağı indirdi. sonra beni yavaşça kendi etrafımda döndürüp popoma baktı “ooo, sığmıyor bu taşmış” dedi ve keyifli ve gür bir kahkaha attı. O an başıma neler geleceğini az çok anlamıştım. Bu kahkahada “seni sabaha kadar sikeceğim küçük ibnem” diyen bir şey duymuştum. Kahkaha sona ermeden hayatımdaki en zevkli anı yaşamaya başladım, ilk defa bir erkek iri kuvvetli elleriyle beyaz yumuşacık popomu okşuyor, avuçluyor, yoğuruyordu. Bazen yavaşça okşuyor, bazen sıkarak patlatmak ister gibi avuçluyor ve canımı yakıyordu. Dahası ben canım yandıkça dayanamayıp minik çığlıklar atıyor, erkeğim çığlıklarımı duyunca daha da zevke gelip daha sert sıkmaya başlıyordu. Bundan önce popomu yalnız bir kere sahilden yazlığa dönerken bindiğim dolmuşta sıkmışlardı. Çok kısa sürmüş, korkudan hemen dolmuştan inmiştim, sonrasında ise indiğime pişman olmuştum. Şimdi ise popomun birazdan sahibi olacak olan erkeğim dilediği gibi sıkıp oynuyordu popomla. Ben bunları düşünürken popoma sert bir tokat atıp “nerede büyüttün bunu orospu” dedi ve zaten popoma dar gelen külodumu bir anda indirdi. Farkında olmadan bacaklarımı ve ellerimle de popomu kapamaya çalışmışım. Erkeğimin bir eliyle kolumu büküp diğeriyle popoma yine çok sert bir tokat atıp “aç lan, orospu” diye bağırması bir oldu. Kolum büküldüğü için canım çok yanıyordu. Bağırmasından da korkarak bacaklarımı iyice ayırdım ve elimi popomdan çektim. Bir eliyle halen kolumu bükerken diğeriyle omzumdan bastırıp vücudumu öne doğru bükmüştü. Az önce bağırdığı için bu sefer gönlümü alarak “domal canım” dedi.

Müthiş korkmaya başlamıştım, bacaklarım ayrık bir şekilde korkudan ayakta duramayacak durumdaydım. İşte şimdi o kol gibi yarrağıyla daracık deliğimi zorlayacak, çatır çatır sikecekti beni. Derken popomdan başlıyan bir ürperme ile bütün vücudum titredi. Kocaman ağzını bembeyaz ve tombul kalçalarımın arasındaki daracık pembe deliğime dayamış yalıyordu. Böyle bir şeyi aklımın ucundan bile geçirmiyor, dahası o zaman böyle bir şey olduğunu bile bilmiyordum. Benim o ayı gibi iri, demir gibi güçlü ve otoriter erkeğim şimdi deliğimi yalayıp beni tir tir titretiyordu. Kocaman ağzı ile minik pembe deliğimi vakumluyor, diliyle deliğimin içine girmeye çalışıyor, beni sikmeye adeta diliyle başlıyordu. Bir yandan pürüzsüz popoma kirli sakalları sürtüyor ve beni iyice delirtiyordu. Erkeğim beni diliyle sikerken içimdeki yanan sikilme isteğine ek olarak yeni bir şey hissettim: erekte olmuştum. Penisim sertleşmiş ve bundan çok zevk alır hale gelmişti. Vücudumdaki bu değişime inanamıyordum ama çok hoşuma gidiyordu.

O kadar kendimden geçmiştim ki, o kocaman yarraktan korkan, efendisinden çekinip tek kelime edemeyen ben “hadi artık siiiikkk” diye inledim. Güldü, “yavaş canım benim, bütün gece benimsin dedi” ve yüzünü popomdan çekip iki eliyle kalçamı ayırmaya başladı. Heralde başlıyordu, içim içime sığmıyor nasıl bir şey olacağını merak ediyordum. Derken o dev yarrak olamayacak kadar ince bir şeyin hiç acıtmadan içime kaydığını hissettim. Bir süre bu parmağıyla deliğimi açmaya devam etti, fakat sonra ikincisini soktuğunda canım yandı “çıkar lütfen” diye hızlıca inledim. Sakin olmamı söyleyip iki parmakla kıçımın içine masaj yapmaya başladı. Bir süre sonra bu masajla inlemeye başlamıştım. Bu konuda o kadar iyi olmasına bayılmıştım. İlk seferime kadar çok çekingen davranmıştım belki ama harika bir erkek bulmuştum, yavaş yavaş ona karşı müthiş bir bağlılık duyuyordum.

Parmaklarını kullanarak deliğimi iyice açmıştı, daha doğrusu ben öyle sanıyordum. Artık “hadi siiikkk” diye kısık kısık inlemelerime dayanamamış olacak ki “tamam” dedi “nasıl yapalım”. Bakire olduğum için bir iki parmakla rahatlamış deliğimin o dev aleti alamayacağını benden iyi biliyordu. “Sen yönlendir” dedi “canını yakmak istemem”. Canım erkeğim bayılıyordum artık. Heyecan içinde o zaman “üzerine çıkayım” diyebildim. Gülerek kabul etti ve yere uzandı. Ben hemen çantamdan prezervatifleri getirdim, alıp hiç inmeyecek gibi duran ve damarları atan yarrağına taktı. Üzerine kayganlaştırıcıyı sürüp bana verdim. Ben de deliğime iyice sürüp üzerine geçtim. Dizlerimi yere koyup ellerime sığmayan yarrağını tutarak deliğime değdirdim. Biraz itmemle gözlerim neredeyse kararıyordu. Olacak gibi değildi, parmaklar nerede bu kol gibi yarrak neredeydi. Yerde beni gülerek izleyen erkeğime baktım, “olmuyor” dedim. “İstersen başka bir gün yaparız” dedi. “Hayır” dedim, bugün bu kadar şeyi göze alıp yaşamışken en azından içime girmeliydi bu alet. Yavaşça deliğime tutarak üzerine oturmaya başladım, biraz giriyorsa, acıdan biraz çıkarıyordum. nihayet kafası girdiğinde içimde bir şeylerin patladığını, sıcak bir zevkin bütün vücuduma yayıldığını duydum. Penisim hiç olmadığı kadar sertti. Daha önce kadınları sikerken bile penisimin bu kadar sert olduğunu hatırlamıyordum. Yavaş yavaş çıkartıp kafasına kadar tekrar soktum. Yine aynı harika duyguyu yaşadım: penisim sertlikten patlayacak gibiydi ve ucu ıslanmıştı. Penisimden yapışkan zevk sularım sızmaya başlamıştı. İnanılmaz bir duygu yaşıyordum. Yavaş yavaş hızlanıyordum, hızlandıkça inlemeye başlamıştım. İnledikçe inledikçe nefesimin kesildiğini hissettim ve durdum. Nefes nefes kalmıştım. Erkeğim deliğimi dili ve parmaklarıyla uzun süre açmış, ben kayganlaştırıcıyı bol bol sürmüş olmama rağmen pembe deliğimin çeperlerinin acı içinde yandığını hissettim. Acı içinde ve nefes nefese yüzüne baktığımda erkeğimin güldüğünü gördüm, “artık hazırsın” dedi

Güçlü elleriyle belimden tutmuş içimden çıkmadan yere yatırmıştı. Yatırmasıyla yarrağını iyice köklemesi bir oldu: bir anda içim yırtılıyor sandım, ama içime köklenen yarrak nefesimi kestiği için bağıramadım, ağzımı açıp duyulmayan ince bir çığlık attım. Gözlerim kocaman olmuş sikicime bakıyordum, napıyorsun demek istiyordum. Bir anda yarrağını köklemesi beni darmaduman etmişti. Bir süre böyle bakıştık ve durduk. Derken bir anda neredeyse sonuna kadar geri çekip tekrar bastı. Bağırmama fırsat vermeden tekrar çekti, tekrar bastı. Bileğim kadar yarrağını, açılmamış göt deliğime sonuna kadar sokup sokup çıkarıyordu. Her basışında inlemeye başlamıştım ama her inlemem yeni basışıyla kesiliyor ve inlemelerim birbirine karışıyordu. Arada kesik kesik “yet ter sik me ar tık” diye sanki ağlayarak yalvarıyordum fakat üzerimdeki bu 100 kiloluk hayvan kol gibi erkekliğiyle daracık deliğimi dağıtmaya devam ediyordu. Derken alışmaya başladım ve gözlerim kaymaya, nefesim sıklaşmaya başladı. Önceleri daha derine girmesin diye şişkin göğsünden ve çelik gibi pazularından tutarak itmeye çalıştığım bu müthiş sikiciyi artık kollarımı omzuna dolayıp kendime çekiyor, bacaklarımla belimden kendime çekip içime daha sert girmesini istiyordum.

Ne kadar böyle sikti bilmiyorum. Ama bu süre içinde beynim sikilmekten bomboş hale gelmiş, içimdeki yarrak için her şeyi yapabilecek itaatkar bir yarrak delisine dönmüştüm. Ellerim iki yanıma düşmüş, bir yandan artık bitmesini isterken bir yandan da sabaha kadar bu şekilde sikilmenin hayalini kuruyordum. Derken durdu, vücudunu üzerimden çekti, belimi yukarı kaldırıp popomun altına iki tane minder koydu. Böylece kalçam yere doğru bakıyordu ama bir karış kadar yukarı kalkmıştı. Ardından kendisi için hiç rahat bir pozisyon olmasa da kasıklarını popomun altına yerleştirdi ve halen semsert olan yarrağını popomun altından deliğime soktu. Ben bunlara anlam veremezken birden yarrağın içime girmesiyle gözlerim zevkle kapandı. Yarrağı içimde öyle bir noktaya temas ediyordu ki bu zevkin tarifi mümkün değildi. Artık ne inleme, ne çığlık kalmıştı. O yarrağını bu açıdan bana sokarken benim penisim de tekrar kalkmaya başlıyordu. Yarrağının her darbesiyle penisim daha da sertleşiyordu. Bir zaman sonra yavaşladı ve her girişinde keşfettiği noktaya daha da bastırarak temas etmeye başladı. Ben başımı geriye atmış gözlerimi kapamıştım ki birden penisimde bir şey hissettim ve hiç olmadığım kadar zevkle boşalmaya başladım. Erkeğim beni sike sike boşaltmıştı. İki saat önce böyle bir şeyin varlığından bile haberdar değildim. Şimdi ise bu zamana kadar ben yarraksız nasıl durmuşum diyordum.

Beni yorgun bir şekilde bırakıp içimden çıktı ve prezervatifi çıkarıp atarak yarrağını sıvazlamaya başladı. Onun da boşalmak istediğini anladığım için ne kadar bitkin ve zevk içinde olsam da yanına gidip ellerime aldım ve okşamaya başladım. “Ben hallederdim” deyip güldü. Çok hoşuma gitmişti benim artık yarrak yiyemeyecek halde olduğumu anlayıp kendini boşaltmaya çalışması. Hemen ağzıma aldım ve o yerdeyken yalamaya başladım. Bir süre sonra daha önce ağzıma patladığı kadar sertleşmeye başlamıştı, boşalacağını anlayınca “ayağa kalk yüzüme gel” dedim. Bu sefer o dölleri bütün yüzümde hissetmek istiyordum. Ayağa kalkmış ve yüzüme tuttuğu yarrağı ellerimin arasında boşalmayı beklerken birden penisini eline alıp, eliyle sertçe sıktı ve boşalmasını önledi. Ben dizlerimin üzerinde ve başım ileride neden patlamadın diye üzgünce yüzüne bakarken, “götün yukarıdan harika gözüküyor” dedi. Sanırım deliğimin daha yiyecek yarrağı vardı.

Ben ne olduğunu anlamadan hızlıca eğilip koltukaltlarımdan tuttuğu gibi havaya kaldırdı ve daha hiç görmediğim içeri odaya götürdü. Bu 100 kiloluk hayvan gibi adamın kolları arasında dağa kaçırılan bir kız gibi çaresiz havaya kaldırılmış içeri odaya götürülüyordum. Odaya girince beni iki kişilik bir yer yatağına fırlattı. Kıç üstü düşüp ne olduğunu anlamaya çalışırken beni ters çevirip köpek pozisyonunda domalttı. Her şey çok hızlı gelişiyor ve ben daha sesimi çıkarmadan kendimi yer yatağında domalmış buluyordum. İki eliyle kalçalarımı biraz ayırdıktan sonra tek eliyle hafif bir tokat atıp arkama yaklaştı. Yarrağını yavaşça ve özenerek kabak gibi açılmış tertemiz fakat sikilmekten kızarmış deliğimden içeri doğru kaydırdı. Yine müthiş bir zevk duydum, her pozisyonda ayrı bir zevk alıyor hepsinde kendimi sikilmeye daha çok veriyordum. Kasıkları popoma çarpıyor, çarptıkça şak şak şak ses çıkıyordu. Bir yandan da elleriyle kalçalarımı sıkıyor ve yarrağını her üç beş sokuşunda bir sertçe tokatlıyordu. Başlarda hassas popom çok acıdıysa da zamanla acı yerini garip bir zevke bırakmaya başladı. Hele deliğimin içinde kol gibi bir yarrak içime içime vururken kalçalarımın tokatlanmasına bayılmaya başlamıştım. Belki 150 – 200 tokat attı. Artık sikilmekten de tokat yemekten de canım çıkmıştı ama yine de bitmesin istiyordum.Penisim az önce sikile sikile boşaldığım için bu sefer kalkmamıştı fakat inik haliyle bile zevk sularım inik pipimin ucundan akıyor yatağı ıslatıyordu. Ne kadar sikildim bilmiyorum, belki 20 dakika kadar bu şekilde durmadan bıkmadan 3 saat önce daracık olan götümü iyice açtı. Derken boynumu öpmeye başladı ve beni az önce tuttuğu boynumdan kendine çekip vücudumu kaldırarak yarrağını iyice en derimine kökledi. Ve içimde hızlıca dolan bir sıcaklığın aktığını hissettim. Akıyor akıyor akıyordu. Böyle bir şeyin tarifi yoktu. Erkeğim beni sadece saatlerce sikmemişti, artık içimi dölleyerek orospusu da yapmıştı. Artık bu yarrağa ait olduğumu iyice hissettim ve zevkten penisimi okşamaya başladım. Ben kendimi okşar ve içimdeki sıcaklığı hissederken halen büyüklüğünü koruyan yarrağını içimden yavaşça çıkardı. Kıçım o kadar genişlemişti ki içimden çıktığında hava girdiğini hissettim. Şimdi kafamı yatağa gömmüş, pipimi okşuyor ve havaya diktiğim götümden erkeğimin döllerinin bacaklarıma aktığını hissediyordum. Bembeyaz popom tokatlanmak ve kasıklarıyla dövülmekten kıpkırmızı olmuş, pembe deliğim boş kalınca alıştığı yarrağın genişliğine hasretle yavaş yavaş açılıp kapanıyordu.

Bana yediğim yarrak yetse de erkeğimin hoşuna gitmiş olacak ki o akşam beni dinlene dinlene 3 kere daha sikti. Gece yarısı evinden çıkarken beni boynumdan öperek “bundan sonra karımsın, kendine güzel elbiseler al” dedi. İçimde garip bir heyecanla, ve yürümekte zorlanarak sokağa indim ve taksi aramaya başladım. Bir yandan “umarım şoför yarrak delisi bir orospu gibi 6 7 saattir sikildiğimi anlamaz” diye düşünüyor ve böyle düşündükçe de halen azıyordum.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32