Kız Arkadaşımın Çalışanı

Uzmanlık öğrenimi iki yıldır İzmir’deydim. İki yıl içinde bazı kısa süreli ilişkilerim olmuş, en son Alsancak’ ta bir kafenin ortağı ve sorumlusu olan boşanmış bir kadınla çıkmaya başlamıştım. Sevişmekten ve işten arta kalan, onun da kafede olduğu bazı zamanlarda iş yerine de giderdim ve yalnız kaldığımız anların dışındaki vakti orada geçirirdik.

Bir gün iş yerine gittiğimde beni karşılayan yeni bir elemanla karşılaştım, kendimi tanıttım, kız arkadaşımın bankaya gittiğini, kendisinin de yeni işe başladığını söylemişti. Ben de oturdum bir şeyler yiyip içmeye koyuldum. Bana servis yapan yeni elemanla da konuşuyoruz bu arada. Bana kız arkadaşımın mahallesinden ve uzaktan akrabası olduğunu, adının Mustafa olduğunu söyledi. Ben yalnız kalınca gazete okumaya başladım. Mustafa da tam karşımda servis bankosunun önünde dikiliyordu. 21-23 yaşlarında, yaklaşık 1,70 boyunda, 60 kg ağırlığında, hafif sarışın ve yakışıklı sayılabilecek bir çocuktu. Bir iki kez gazetenin üzerinden baktığımda Mustafa’nın bana bakmakta olduğunu gördüm ancak aldırmadım. Ancak bir süre sonra sürekli bana baktığını ve ben de baktığımda gözlerini kaçırmadığını ve hafif gülümsediğini fark ettim. Rahatsız olmuştum. Mustafa yeni gelen müşterilerle ilgilendi bir süre. Bir ara tuvalete kalkmak için kalktım ve onun dikildiği yerden geçmem gerekiyordu. Dikildiği yer bankoyla duvar başlangıcı arasındaydı ve bir kişi daha rahatlıkla geçebilirdi. Ben geçerken Mustafa birden bankodan bir şey almak için eğilir gibi yaparak kalçalarını bana dokundurdu, ben umursamadan devam ettim, bir kat alttaki tuvalete inerken de arkamdan geldiğini duydum ayak seslerinden, döndüğümde tuvaletin yerini göstereyim dedi, ben de biliyorum deyince, durakladı ve geri döndü. Baktığımda daracık kotunun içindeki kalçalarını oynata oynata çıktığını gördüm. Mustafa’da acayip bir şeyler vardı. Ben içerdeyken de ayak sesleri ve gürültü duydum, sanıyorum oydu.

Yukarı çıktığımda kız arkadaşım gelmişti. Otururken ben Mustafa’yı sordum ve halinde bir gariplik sezdiğimi belirttim. Mahalleden ve uzaktan akrabası olduğunu ve çok iyi bir insan olduğunu, eşcinsel olabileceğini, annesinin ricasıyla işe aldığını söyleyince durum anlaşılmıştı. Mustafa bana asılmıştı anlaşılan, ayırt edici bir çekiciliğim olmamasına rağmen. Heteroseksüel olmama rağmen hoşuma da gitmedi değil. Bir süre oturup havadan sudan konuştuk. Sevişmek için vakti olup olmadığını sorduğum kız arkadaşım bankada işini halledemediğini, maliyeye gitmesi ve sonra tekrar bankaya dönmesi gerektiğini ve eşlik edip etmeyeceğimi sordu. Ben de fazla zamanımın olmadığını, aracımı servisten almam gerektiğini söyledim ve o gitti. Niyetim aracın teslimine kadar biraz daha oturup kalkmaktı. Bir ara unuttuğum Mustafa’ya baktığımda yine beni kesiyordu iş yaparken. Bu kez ben de özellikle kendisine baktım ve gözlerimi kaçırmadım. Mustafa yine gülümsüyordu. Ben de gülümseyerek karşılık verdim. Servisten sonra yanıma geldi ne iş yaptığımı, Seyhan’la ne zamandır çıktığımı, nerede oturduğumu sordu ve biraz sohbet ettik. Fiziki olarak bana yakın olmak için çaba gösteriyordu, nefesini hissediyordum ara ara ve çok yumuşak ve sakin bir şekilde konuşuyordu. Yanımda değilken sürekli bakışıyorduk. Kendime anlam verememiştim aslında. Niye baktığımı da bilmiyordum.

Bir süre sonra ben yine tuvalete indim. Pisuvara işeyip fermuarım kapatırken dönünce Mustafa’yı kapıda bana bakarken gördüm ve durakladım. Yine aynı gülümsemesiyle bana bakıyordu. Ben donup kalmıştım ellerim pantolon düğmelerinde. İki adımda bana ulaştı ve elini sikime atarak aynı şekilde bakmaya başladı. Ben de bilinçsiz bir şekilde gözlerimi kapatınca eğilerek pantolonumun kapattığım iki düğmesini açtı ve sikimi dışarı çıkardı. Gözlerimi açtığında sikime bakıyordu. Burada olmaz diyebildim fısıldayarak. Ayağa kalkarak gel diye işaret etti ve dışarı çıktı. Peşinden ben de pantolonumu toplayarak dışarı çıktım ve koridorda beklememi söyledi. Yukarı çıktı ve iki dakika sonra geldi. Elindeki anahtarla malzeme ve eşyaların konduğu depo kapısını açtı içeri girdik, zayıf bir ışık yayan lambayı açtı ve kapıyı kilitledi. Pantolonumu tuttuğum ellerimi tutunca pantolonum düştü. Eğildi eliyle yarı sert sikimi kavradı. Ben ne diyeceğimi bilemez haldeydim. O da konuşmayınca akışına bıraktım. Eliyle ayakta biraz okşadıktan sonra eğildi ve ağzına aldı sikimi. Gözlerimi kapattım ve kendimden geçmiştim. Yavaş yavaş yalamaya, emmeye başladı. Çok sertleşmiştim. Müthiş bir heyecan kaplamıştı içimi. Bu arada Seyhan kadar güzel emip emmediğimi sordu ve ardından kendisinin daha güzel emdiğini ve daha iyi kadınlık yapacağını söylüyordu. Ben de çok güzel emdiğini ve devam etmesini söyledim. Sikimi sonuna kadar ağzına sokup, yavaş yavaş çıkarıp sonra birden hızlanıyordu. Dilini ucunda yavaş yavaş dolaştırıp birden sert bir şekilde emiyordu. Taşaklarımı sırasıyla ağzına alıp emmiş ve şişirmiş, sertleştirmişti. Gerçekten bu işi Seyhan’dan iyi yapıyordu. Bu arada iki elim de başında saçlarını okşuyordu. Mustafa’ya her an gelebileceğimi söyledim. Bunun üzerine yavaşladı ve bir süre sonra durdu. Beni içinde istediğinde söyledi ve hemen pantolonunu indirdi. İçinde kırmızı bir tanga vardı. Tangayı da dizlerine indirerek orada bulunan masaya ellerini koydu ve hadi dedi. Kararsız kalmıştım.

Baktığımda çok güzel kalçalarını, kılsız bacaklarını gördüm ve kararımı verdim. Musatafa’yı sikecektim. Kalçalarını okşadım bir süre. Ben okşarken Mustafa, hadi gir içime, sik beni diye inliyordu. Mustafa’ nın bembeyaz kalçaları arasındaki kırmızı bir nokta halindeki deliğini fark ettim sonunda. Bir süre parmağımla zorlayıp yokladım. Bu arada Mustafa hadi hadi diye inliyordu. Prezervatif olmaması tedirgin etmişti aslında ancak bir süre daha okşayıp parmakladıktan sonra sikimi sıkarak ön sıvılarımla deliğini iyice kaygan hale getirdim. En sert halimle biraz zorlanarak da olsa daracık deliğine yavaş yavaş girebildim. Tamamen girdiğimde bir süre bekledim ve çok yavaş hareketlerle gidip gelmeye başladım. Müthiş bir heyecandı. Bu arada Mustafa da inliyordu. Düz beni, sik beni, Seyhan’ı siktiğin gibi sik beni, benim deliğim daha dar, kalçalarıma vur diyordu sürekli. Ben bu sözlerle gittikçe hızlanıyordum ve kalçalarına hafif hafif vuruyordum. Normalde boşalma anımı kontrol edebilmeme rağmen o anda kontrolü yitirmiştim. Boşalacağımı anlayınca geliyorum diyebildim kalçalarını ellerimle sıkarak. Mustafa kurtulmak için hamle yapıp dönmesine rağmen spermlerimin bir kısmı kalçalarına gelmiş, kalanları da yüzüne düşmüştü. Gözlerimi kapatmıştım. Sikimi ağzına alarak emdi, iyice somurdu ve bir süre sonra serbest bıraktı. Gözlerimi açtığımda yüzündeki az miktardaki spermleri parmağıyla alıp yalıyordu ve aynı gülümsemesini takınmıştı. Ayağa kalktı ve çok mutlu olduğunu söyledi ve benim nasıl olduğumu sordu. Ben de bilmediğimi, her şeyin ani olduğunu söyledim. Bunun üzerine şuh bir kahkaha attı ve önce benim yukarı çıkmamı söyledi. Lavaboya giderek terimi sildim ve temizlenerek yukarı çıktım. Yaptığıma inanamıyordum. Aklımdan dahi geçmeyen şeyi yapmıştım. Masama oturduğumda Mustafa’nın da elinde bir şeylerle çıktığını gördüm. Yüzü gülüyordu. Kalkarken telefonumu istedi ve arkasının gelip gelmeyeceğini sordu. Ben de böyle bir şeyin benim için yanlış olduğunu ve muhtemelen olmayacağını söyledim. Bir hafta sonra işin ortasında mesaj geldi Mustafa’dan, “İstemiyor musun?” Bu kez eve çağırdım ve Mustafa’yla birlikte olduk ve arkası geldi. Bir kadın kadar becerikli ve istekliydi. Bazen Seyhan önümde domalmışken Mustafa’ya girdiğimi bile hayal ediyordum. Çoğu kez zaman kısıtlılığından dolayı bazen kendisi bazen ben deliğini okşarken bana oral seks yapıyordu ve sürekli ağzına boşalmamı istiyor ve tüm spermlerimi yutuyordu. Beş ay boyunca evde ve işyerinde birlikte olduk, iltica amaçlı olarak Danimarka’ya ablasının yanına gidene kadar.