Kuma 2
image
O gece rüyamda defalarca sikildim Memo’ma. O tatlı döllerini emdim. Kadınlığımı öptürdüm emdirdim. Ertesi sabah erkenden yola çıktık. Kaplıcalara doğru. Arabayı kullanan eczacı oğlu ve yeni eşim babası önde, biz gelinler arkada. Benden bir kaç yaş küçük gelini ile çabuk kaynaştık. Otele girince bana bir tesettür mayosu alındı. Odamıza çıkar belki sevişiriz derken siz gelinle kadın havuzuna gidin dediler biz maç seyredeceğiz.

Sıcak suyun içinde kısa sürede yayılmıştık. Biz de çocuk için çalışıyoruz dedi. Biraz samimi olunca Hüsamettin’in eski karısını anlattı. “Çirkin zayıf bir kızdı dedi senin gibi güzel değildi. Kız oğlan kız diye aldı. Ama eşim defalarca doktora götürdü ikisini de sonunda kız kısır çıkınca gönderdi köyüne, cömerttir cebine de harçlığını, altınını koydu” Bunu diyen gelinleri de ufak tefek çirkince bir kızdı aslında. Oğlu da benim yaşımda babasına benzeyen bir herifti. Sonrasından öğrendiğime göre eski belediye reisinin kızı imiş, babaları ayarlamış evliliklerini.

Gece ve kaplıcada kaldığımız üç gece birbirinden pek farklı olmadı. Çoğu zaman atletini bile çıkarmadan üstüme abanıyor. Koynumu boynumu yalayıp bacaklarımı dikip içime batırıyordu erkekliğini. Ben daha alışamadan sertliğine, üzerimden devriliyor ben de kalakalıyordum yatakta. Eve dönünce de değişmedi pek hayatım. Oysa erkekliği de içimi dolduran kısa ama kalın bir şeydi. Biraz sevişsek oynaşsak zaten çabucak ıslanan beni doyurmaya yeterdi.

image
Gelinleri ve oğlu ile neredeyse bütün günü beraber geçiriyorduk. Kızı ve polis kocası aileden uzak duruyor sadece bir kaç akşam yemeğinde görünüyordu. Babaları karşı imiş evlenmelerine.

İki ay sonra. – Kız dedi gelinleri bir akşam hamileyim galiba. Gelinleri temizlik hastası bir tipti ve sevişmek pis olduğundan kocasından köşe bucak kaçıyordu. Yine de başarmışlardı işte.

– Darısı senin başına dedi. Böyle bir üç ay daha geçti. Oğlum mutlu, güzel kıyafetler ve oyuncak içinde, ben görmediğim bir zenginlik sürerken haftada ikiye üçe inen gece eziyetlerine katlanarak günleri geçiriyordum. Hamileliği zor geçen geline gündüzleri yardım ettiğim bir gün oğlu geldi eve. Karısı ile bir şeyler fısıldaştılar. Sonra gelin yalnız kalınca

– Abla dedi. Benim bey dedi ki babası bir doktora götürün niye döl tutmadı bu kadın diye. Utanmazsan Hikmet götürecekmiş yarın seni. Ne diyeyim olur dedim. Ertesi gün yine tuttuk bir doktorun yolunu. Çeşitli muayeneler yaptı. O rahatsız masada bile yine ıslandım.

Ben giyinip çıkacakken Hikmet geldi içeri. Sen arabada bekle geliyorum ben dedi.Bir on dakikaya geldi. Yolda konuşmadık. Eve çıkarken dayanamadım.

– Ne dedi doktor hanım dedim

– İçeri geçelim anlatayım hele.

Girdik bizim eve. Ben paltomu çıkarırken

– Doktor dedi ki. Çok sağlıklı imişsin. Hatta gördüğü en sağlıklı karılardan biriymişsin.

– Eeee dedim hem utanarak hem sevinerek

– E si şu babamın çocuğu olması imkansız

– Nasıl dedim şaşkınlıkla.

– Bir önceki evliliği sırasında ikisi de teste girdi. Kızcağız zorlarsa bir tüp bebeği olabilir ama babamdan geçmiş artık.

– Ne etcem ben dedim korku ile. Niye demedin babana.

– Babam yıkılır bunu duyarsa. Hem bana ne oyalıyor işte kendini.

– Beni de gönderecek yani.

– Öyle gözüküyor

– Ne etçem ben yok muymuş hiç çaresi.

– Yok. Başka bir şey var. Onu konuşayım dedim ben de. Aylardır aklımda. Başkasından döl tutarsan babam nerden bilecek.

– Ne diyon sen dedim.

– Ne diyomu var mı? Güzel karısın. İstersen ben sapa sağlam adamım, hem çocuk da babama benzer.

Sinirle bağırdım.

– Derim bu söylediklerini babana sapık herif

– De valla ya babam kahrında ölür ya da beni döver. Ama her ikisinde de ben bir şey kaybetmem, tek oğluyum ben. Damadını da sevmiyor. Sen ile oğlun dönersin evine kös kös. Üçüncü bir koca da hayatta almaz seni. Kardeşine de iş verdiğini babamın unutma.

Sokuldu yanıma iyicene.

– Ne dersin? Odama kaçtım ağlayarak. Bir bir diyecektim Hüsamettin’e herşeyi dönerdim yine anamın evine. İki saat ağladım yatakta oğlan okuldan gelince kalktım. Futbol takımına seçilmiş eşofman parası, yaşgünü diye bir şey bellemiş arkadaşlarından bilgisayar ister imiş. Köyde onu göndereceğim ortaokul bile yok. Olsa olsa amcası gibi Hüsamettin gibi birinin yanında ırgat olur. Akşam yemeğe geldiler yine gelin ile. Hüsamettin ik**e bir beraber büyüyecek inşallah çocuklar deyip durdu. Benim oğlan bilgisayar istiyorum deyince de cebinden bir tomar para çıkarıp attı oğluna doğru. – Yarın al bu çocuğa ne istiyorsa diye. Sevinçten öz babası gibi boynuna atladı Hüsamettin minicik oğlum.

Erkenden gittiler. Ben yatarken maç seyreden Hüsamettin de yarı uykulu halime rağmen sanki damızlık bir hayvanmışım gibi kalçalarımı ayırdı. İlk defa arkadan kadınlığıma girerek yine bir kaç git gel ile döllerini bırakıp içeri yine televizyon başına döndü.

image
Neredeyse altı aydır bir kere bile mutlu olamamıştım ki, yine o işe çocuk okula ben ise yatağa dönüp parmaklayacaktım kendimi. Banyoya girince yıkadım iyice kadınlığımı. Madem kısır bu acı döllerini tutmama gerek yoktu içimde.

Elime kağıt kalem alıp hesapladım. Gelirimizi, okul masrafını, sonra işsiz kalacak kardeşimin giderlerini, anamın doktor parasını…..

Bir sonraki gün sabah erkenden indim eczaneye.

– Nasıl olacak bu iş. Sadece döl tutana kadar di mi?

Kafasını kaldırmadan elindeki fişleri diziyordu.

– Ne zaman kanaman oldu en son dedi. Cevap verirken bile bana bakmıyordu. O sırada içeri kalfası girdi.

– Aslında zamanı yaklaşıyor. Yarından sonrası kritik. Ama bence bugünden başlayalım. Benimle birlikte kapıya yürüdü.

– Sen benim hanıma bir bak. Yemeğini koy.Sonra ben çocuğun bilgisayarını getirmek için size çıkarım. Konuşuruz hangi günler ne kadar yapacağımızı.

Acele ile gelinin yanına çıktım. Bir kap yemek koyup ben hasta gibiyim diye kaçtım yanımdan.

Eve çıktığımda kapıya gelmişti bile.

– Sen odana geç hazırlan ben kurup geleyim bilgisayarı.

O kadar kesin konuşuyordu ki doktor muayenesi olacakmışım gibi geçtim odama. Çamaşırlarımı çıkardım. Üzerime uzun geceliğimi giydim yatağın içine girip üzerime örtüyü çektim. Babasını da böyle bekliyordum geceleri. Canı istediği zaman rahatlıkla yanaşıp işini görsün diye. İçerden sesi geliyordu önce babasını aradı. Sonra karısını.

Evler bir örnek olduğundan odaya girdiğinde bana bir bakıp banyoya yöneldi. Hareketleri görünüşü babasının yirmibeş yaş genci idi. Banyodan elini yüzünü yıkamış halde gömleksiz çıktı. Düzgün bir vücudu vardı. Zaten askerliğini de komando olarak yapmakla övünürdü.

– Kaç kere birlikte oluyorsunuz haftada

Cevap vermedim.Çoraplarını pantolonunu çıkardı. Sadece siyah bir külot ile yatağa yanıma oturdu.Çıplak bacaklarımın arası yanıyordu.

– Bak bunu seni kurtarmak için yapıyorum. O yüzden şüphe uyandırmadan hamile kalmalısın. Doğru cevaplar ver bana

– İki bazen üç

– Aferin yaşlı kurda. Yarından sonraki üç dört gün, bir de bir sonraki ay aynı dönemler kritik. Ben öğlenleri gelirim siz de geceleri boş geçmeyin de dikkat çekmesin.

Bu sırada örtüyü çekti.

– Sen niye böyle girdin yatağa

– Hep böyle yapıyom babanla.

Bir şey demedi. Üzerime doğru eğilip yanaklarımı öptü. Dudaklarını uzattığında tepki vermedim. Tekrar doğruldu.

– Sana iyilik de yaranmıyor. Ya doğru düzgün yapalım ya da sen köyünün yolunu tut. Köyümün yolu deyince doğruldum.

– Soyunmamı mı istiyorsun?

– Evet.

Yatakta doğrulup geceliği çıkardım üzerimden bir elimle kadınlığımı örtmeye çalışıp tekrar uzandım.

Ayakta dikilip beni izledi. Külodunun içindeki iyice dikilmişti.

– Ne şanslı bir adammış bu ya. Çok güzel karı almış bu sefer. Bana aldığı gibi sıska sevimsiz değil.

Yanıma uzanıp yüzümü çevirdi.

– Bugün fazla vaktim yok. Evdeki sevimsiz karımın doktor randevusu varmış. Aylardır da sevişmedim. Yarın daha çok ilgilenirim seninle.

Dudaklarıma yapışmasına karşılık verdim ben de. Bir eli göğüslerimi ezmeye başlamıştı bile.

– Çok güzeller diyerek boynumdan göğüslerime kaydı. Sabaha kadar kalmak isterdim seninle. Eli bacak aramda idi şimdi

– Sırılsıklamsın. Bir de istemiyorum diyordun.

Bacaklarımı ayırıp yerini almıştı bile. Babası gibi aceleci diye düşündüm. Kafamı yana çevirerek içime girmesini bekledim.

image
Erkekliğinin başını sürtürken.

– Çok ıslak, yarın iyice temizle de çevresini yiyeyim güzelce. Bir haftalıktı oysa en fazla kıllarım. Kocam bakmıyor diye ilgilenmiyordum. Mehmet’im yalamıştı en son çevresini yıllar önce. Düşüncesi bile bacaklarımı daha da açmama sebep oldu.

İçime yavaşça kayıyordu erkekliğinin başı. Babası gibi aniden saplamadı. Hala başım yana dönük içime girene bakamıyordum. Babasının ki gibi kalın ama taş gibi sertti.

Yerleşince üzerime eğilip boynumu öpmeye başladı. Kalçalarını hafif oynatıyordu.

– Sıcacık, oh dap dar. Hiç mi sikmediler seni. Hiç mi?

Hızlı hızlı vuruyordu şimdi. Aylardır alıştığım babasınınkinden daha derinlere değiyor, elektrik yemiş gibi zıplıyordum. Şİmdi üzerimden doğrulmuş bacaklarımı ikiye katlamış hızla vuruyordu içime. Yıllardır gerçek bir sevişmeye hasret vücudum titremeye başlamıştı bile. Gözlerimi iyice kapatıp alt kattaki karısı bizi duymasın diye korkarak dudaklarımı ısırarak boşalmaya başladım. Ellerim ile yatağın kenarlarını tutarak çırpınıyordum.

– Beni de bitirdin demesi ile gözlerimi açtım. Hareketleri durmuş içime tamamen gömülmüş erkekliğinin kökünden gelen kasılmalar ile döllerini bıraktığını hissediyordum. Göbek kasları inip kalkarak uzun uzun aktı içime. Dalga dalga döl geliyor erkekliği içimde kıpırdanıyordu. Yavaşça çıktı erkekliğimin ucun kadınlığımın çevresinde sildi.Üzerime eğilerek ufak bir öpücük kondurdu.

image
– Yarın on iki. Unutma bu hafta sonu en az bir kere babamla da olacaksın.

Üzerimden kalkıp evden çıkması bir dakika sürmemiştir. Elim apışaramda ayağa kalktım. Tüm kadınlığımın çevresi bembeyaz dölleri ile kaplanmış içime uzun uzun akıttığı sıcaklığı şimdi aşağıya doğru akıyordu. Memo bile bu kadar döl ile dolduramıyordu kadınlığımı. Yatağın ortasında da iki büyük damla duruyordu. Uzun süredir biriktirdiği yükünü bana bırakmıştı.

Duştan çıkmadan kıllarımız temizledim. Çarşafları değiştirirken yine bir pişmanlık kapladı içimi. Oğlumu bahane ederek kendi rahatımı düşünmüştüm. Bunun içinde, bana bunları sağlayan adamın oğlunun altına yatmıştım.

O gece TV seyrederken oturdum yanına.

– Doktor dedi ki bugünler kritikmiş beraber olmayı atlamayın.

– iyi sen geç içeri ben geliyorum.

İçeri geçtim. Düğünde aldıkları seksi çamaşırları giydim. Üzerime örtüyü çekmeden uzandım öğle vakti oğluyla seviştiğim yatağa. Odaya girince şaşkınlıkla baktı. Banyoya girip çıktığında yine donu ve atleti ileydi. Oğlunun sırım gibi vücudunda sonra ellisine gelmiş bu adam iyice göbekli ve komik göründü gözüme.

Yatağa girdiğinde yine boynuma ordan göğüslerime inerek külodumu çekiştirdi acele ile içime girmek için.

– Beni sevmiyon mu sen dedim. Beklemiyordu. Durdu

– Nasıl söz o dedi.

– Bilmem ki ne öpüyon ne sarılıyon. Ben de sevmiyon diye düşündüm.

Durdu şaşkınca bana baktı.

– Sen beni seviyon mu?

– Tabii ki sen bana kol kanat gerdin, oğluma yabanlık etmedin.

Yine üzerime eğildi. Dudaklarımı öptü.

– Güzel kadınsın, benim gibi yaşlı bir adam ile oynaşmak istemezsin diye düşünmüştüm.

Dudaklarını kapıp uzun uzun öptüm.

– Yanımda kal gitme işin bitince televizyonun yanına.

Üzerinden atleti çekip çıkardım. Kırlaşmış göğüs kıllarının arasına elimi gezdirdim. Tekrar dudaklarıma yapıştı. Ağzımı açtım. Sigara kokan dili içine girdi. Tepki vermedim. Boynuma oradan göğüslerime indim. Göğüslerimde iken iki elim ile kafasını bastırdım göğüslerime. Anladı ayrılmadı bu sefer. Bıyıkları bata bata göğüslerimi emdi. Benim her defasında yanda duran kollarım şimdi boynunu ve sırtını okşuyordu.

Elini küloduma attığında son darbeyi vurdum.

– Senin için sırıl sıklam oluyor. Böyle deyince elini ayırmadan tekrar dudaklarıma yapıştı. Hoyratça sıktığı kadınlığım acıyor tam anlamıyla suyu çıkıyordu.

– Yavaşla canım acıdı deyince üzerimden yana kaydı. Gözlerinde evlendiğimizden beri ilk defa büyük bir şehvet vardı. Aşağıya baktım, kapkara erkekliği dikilmiş duruyordu.

– Bana çocuk ver, diyerek üzerine çıktım öpmeye başladım dudaklarını Erkekliğini kendim ayarlayıp kadınlığıma hizaladım. İlklerin gecesinde ilk defa tutuyordum erkekliğini. Memonunkinden kısa ama kalın. Yavaşça yerleşince tamamen içime aldım ve koca kalçalarım vücuduna yapıştı. Alttan yavaşça kıpardamaya çalışıyor ben ise sadece kalçalarımı oynatıyordum. Bu poziyonda bızırıma baskı yapan göbeği içimi titretiyordu. Yine evlendikten sonra ilk defa elleri kalçalarıma yapışıp sıktı. Sert, toptancılıktan gelme nasırlı elleri kalçalarımı koparacak gibiydi.

image
Yakındım. O da alt dudağını sıkarak dayanmaya çalışıyordu. Ama son bir darbe ile içime akıtmaya başladı bile. Oğlununki gibi içime akan bir şelale hissetmiyordum ama yine de şişip inen başı kadınlığımda geziniyordu.

Kısa sürede sönüp içimden çıkacağı için belimi öne doğru bastırmaya ve ezilen bızırımla boşalmaya çalıştım. Kocamın göğüs kafesi ter içinde kalmış gözleri kızarmıştı. Çok yaklaşmıştım ama olmayacaktı. Yalandan bir kaç ohlama ile ben de kendimi bıraktım ve kocama sarılarak yana yıkıldım. İlk defa saatlerce çırılçıplak birbirimize sarılarak uyuduk.

Sabah apar topar çocuğu okula gönderdim. Kahvaltıyı hazırlayıp odaya döndüğümde hala uyuyordu. Normalde bu saatte çoktan mal almak için köylere inerdi.

Yanına uzandım. Sönmüş erkekliği ufacık kalmıştı. Öperek uyandırdım.

– Geç kaldın Kahvaltı hazırladım.

Hafifçe dudağını öptüm o da bana karşılık verdi.

– Yumurta yaptım, sucuk da var. Bu arada ellerim çıplak göğüslerini okşuyordu

– Seni tüm aile o kadar sevdi ki. Kızım bile döl tutmazsa gönderme sakın diyor. Hepsi bana söz verdirdi.

Boşu boşuna mı yatmıştım oğlanın altına.

– Hiç bir şeyi kafana takma. Senin oğlun benim oğlum biliyorsun.

Ne kadar iyi bir adamı boynuzlamıştım. Ama daha mutlu olacaktı bunun sonunda. Elimi biraz daha aşağılara indirerek erkekliğini yakaladım. Yumuşaktı hala. Bir ona bir erkekliğine baktım.

– İster misin, öpem mi?

Gözleri şaşkınlıkla açıldı. Aşağıya kayarak hafif hafif doğrulan erkekliğinin çevresini öptüm. Erkekliğinden gelen koku çıldırtıyordu beni. Memonunki ile dakikalarca oynadığım yaladığım günler aklıma geldi. Islanmıştı apış aram. Dün gece benden kalan kokular ve kurumuş az bir döl hala üstündeydi.

Başını tamamen ağzıma alıp emdim. Dölünün tadı ağzıma yayıldı. Oradan dilimle köküne kadar indim. Tekrar başını dillemeye devam ettim. Ancak dikleşmişti. Hırıltıyla karışık sesler çıkartıyor ama tek bil kelime de etmiyordu. Bir elim ile torbalarını tutarken diğer elimle kendimi kontrol ettim. Parmaklarım donumun çevresindeki ıslaklığa dokununca ben de inledim.

Erkekliğini iyice ıslatmış başı ağzımın içinde ağzımın kenarları sızlayana kadar devam ettim. Ellisini geçmiş adama çok fazla yüklenmiştim.

– Belim geliyor deyince, istemeyerek doğruldum. İlkinde tüm döllerini emip yutmam fazlasıyla şaşırtıcı olabilirdi onun için.

– Ziyan etmeyelim dedim. Elbisemi belime toplayıp, donumu sıyırdım. Zaten sırılsıklamdım yavaşça oturdum üstüne. O da oturur oturmaz bıraktı kendini.

Ben duş yapıp çıktığımda uyuya kalmıştı yatakta. Saate baktım onbuçuk. Eczaneye aradım hemen.

– Baban biraz rahatsız geç çıkacak bugün evden.

– Tamam dedi. Akşam yemeğe geldiğimizde planlarız yarını.